Şubat 28, 2024

Son Dakika Haberleri – Güncel Haberler

Gündemdeki haberler, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri Ulkugundem.com'da.

Müge Boz ve Caner Erdeniz: “Biz yin ve yang gibiyiz”

9 min read
Müge Boz ve Caner Erdeniz: "Biz yin ve yang gibiyiz"

Müge Boz ve Caner Erdeniz: "Biz yin ve yang gibiyiz"

Milliyet Gazetesi’nin Senem Aydın’ın ziyareti…

– Anımsadığınız en mutlu bayram hangisi?

Müge Boz: 5-6 yaşlarındayken, bütün kuzenler, amcalarım, halalarım, teyzelerim anneannemin ve babaannemin evinde bir araya gelirdik. Ocakta yemekler pişirilir, yer yatakları yapılırdı. Kuzenler aynı odada yatardık, evvelinde de sohbet eder gülerdik. Anımsadığım en mutlu bayramlarım…
Caner Erdeniz: Benim en mutlu anım, beş yaşımdan itibaren bayram tatillerinde Antalya’daki teyzemlere, beş köpek ve yedi kedi ile dolu bir konuta gitmeye can atmaktı. Büyük kuzenlerim ve ablamla çok neşeli bayramlar geçirirdik.

– Bu bayramı nasıl geçirmeyi tasarlıyorsunuz?

M.B.: Bu bayramı yeniden kendi çekirdek ailemizle geçireceğiz. Caner ile birlikte hoş bayram yemekleri hazırlayıp, özenli giysilerimizi giyip, görüntülü konuşmaların başına geçeriz.
C.E.: Tabii ki aile büyüklerimizden uzakta olduğumuz için bir yanımız buruk. Görüntülü aramalarla bir nebze de olsa hasret giderebiliyoruz. Ailece hoş bir sofra kurup, Müge’nin sıhhatli menüsünden yemeyi tasarlıyoruz…

– Anne-baba ziyaretleri paradoks yaratıyor, onlara mümkün bir virüs beriştirme olasılığı buluşmaları gölgeliyor. Sizin için bu gidişat nasıl?

M.B.: Ailemizle çok uzun zamandır görüşemiyoruz. İşimiz gereği Caner de, ben de kesintisiz dışarıdayız. Tehlike almak istemediğimizden görüşemedik hiç. Vina’nın büyüdüğünü bile göremediler. Ancak telefondan izlediler. Bu beni ekstra üzüyor. Ama sabırla bu sürecin geçmesini bekliyoruz.

– Pandemiyle birlikte hepimiz konutlara kapandık. Bu yarıyıl sizin için nasıl geçiyor?

M.B.: Ben bu yarıyılda kesintisiz detoks ve spor yaptım. Nasıl olsa dışarıda yemek yiyemiyorum diye, çok sıkı bir otoimmun sistem detoksuna girdim. Konutta Caner ile birlikte sosyal medyamız için içerikler ürettik, video’lar çektik. Vina’nın büyüme yarıyıllarını kayıt altına alıp, çok hoş hatıralar oluşturduk. Fırsat buldukça online eğitimlere katıldım. Ve Vina ile ilgilendim. Tabii iş yoğunluğumda eksilme olmadığından, dizi çekimleri devam ettiğinden ve Vinoş’un en çok ilgi duyduğu zamanlar olduğundan zaman nasıl geçti pek kavrayamadım doğrusu.

– Kızınız büyürken her anına tanık olmak nasıl? Vina neler öğretiyor size?

M.B.: Vina bana yaşamı öğretiyor sarihçesi. Onunla birlikteyken hiç fark etmediğim şeyleri fark ediyorum. Merakı, yaşama karşı alakası, kesintisiz yeni şeyler sınama çabası ve asla pes etmemesi esin veriyor. Mesela bir koltuğa çıkmaya çalışıyor, kaç kere düşerse düşsün hiç bırakmıyor. Bu da bana yaşamda bırakmamayı, pes etmemeyi ve şikayetten uzak durmayı öğretiyor. Her anın farkında ve zevk alıyor. Bu da yaşamımda ertelediğim veya her gün olduğu için alıştığım şeylere tekerrür yeni bir gözle bakmamı sağlıyor. Caner’le beraber her anını büyük bir zevkle izliyoruz. Caner, çok alakalı ve sakin bir baba. Kızının her lüzumunu hoşlanarak karşılıyor, altını değiştiriyor, yemeğini hazırlıyor, elbiselerini seçiyor… Pozitif tarafından bakarsak, analığı ve babalığı keşfettiğimiz harika bir yarıyıl.
C.E.: Ben pandemi yarıyılını kendi adıma kader olarak görenlerdenim. Zira özellikle ilk zamanlarında maç ve idman temposunun olmaması, liglerin durdurulmasıyla kızım ve eşim Müge ile birebir ilgilenme fırsatı buldum. Bir baba için paha biçilemez bir lüks bu. İlk aylarından beri büyümesinin her anına tanık olmak benim için harika bir tecrübeydi. Bebek büyütmek gerçeğinde bitmeyen bir mektep gibi. Her gün yeni bir şey öğretiyorlar size ve onun her yeni bildiği ve tecrübe ettiği şeyi görmek olağanüstü bir duygu.

– Vina adına nasıl karar verdiniz, ikinci bir ismi var mı?

M. B.: ‘Vina’, Caner ile benim ilk tanıştığımız zamanlarda çok beğendiğimiz ve etkilendiğimiz bir şarkıydı. Norveçli bir şarkıcının parçası. Ve o zaman Caner, “Ben bu şarkıyı koluma vurma yaptıracağım zira seninle yaşadığım bu anları unutmak istemiyorum” demişti. Çok etkilendim ve “Ben de yapmak istiyorum” dedim. Aile olmak istediğimiz için ileride çocuğumuz olursa ismini Vina koyarız diye karar verdik. İkinci bir ad koymayı düşündük ama Vina çok güzelimize gittiği için bıraktık.

– Birbirinize aşkınızı nasıl anlatırsınız?

M.B.: Biz ruh eşiyiz Caner’le. Birbirimizle geçimimiz ve beraberliğimizin çok geçimli olmasını bu surattan.
Aşkımız özgür ve kendine münhasır. Birbirimizin özel alanına saygı dinlediğimiz ama beraber aynı hayalleri kurduğumuz ve gerçekleştirebildiğimiz bir ilişki… Çoğu zaman ben bir şey düşünürüm, bir bakarım Caner konuta kazançken o işi halletmiş bile. Konuşmadan uyuştuğumuz çok olur. Yin ve yang gibiyiz. Caner, yaşamımdaki her alanda bana destek olan müthiş bir eş ve baba. Kadın olarak bana en büyük saygıyı, sevgiyi ve şefkati gösteriyor. Bir kere bile sesini yükselttiği görülmemiştir. Hep çok nazik ve sevgi doludur. Çok kısmetli olduğumu düşünüyorum, üzerimde baskı kurmayan bkocamanla beraber olduğum için.
C.E.: Müge’nin de söylediği gibi en başından beri ruh eşi olduğumuzu düşünüyoruz. Müge çok özel bir kadın. Aşkımızı şöyle tarif ediyorum; bende uyandırdığı hisler aşkımızın başladığı ‘Atina’ gibi gerçeğinde özgür, rahat, cümbüşlü ve tutkulu…

‘Kalabalık bir aile olmak istiyoruz’

– Konutluluk ve çocuktan sonra aşk biçim değiştiriyor mu?

M.B.: Gerçeğinde değiştirmiyor. Yalnızca şartlar değişiyor. Mevzu iki şahsın arasındaki geçim, tutku ve heyecan. Biz aşkımıza Vina’yı da, hayallerimizi de ekliyoruz. Ve birer birer hayallerimizi reelleştirmek ismine adımlar atıyoruz. Çok zevkli ve cümbüşlü bir süreç. Yalnızca vakalara hangi açıdan baktığına göre değişiyor. Bütün bu yaşananları bir güçlük olarak mı görüyorsun? Yoksa yaşamında ilk kez karşılaştığın yeni bir tecrübe mi? Gerisi zati akışta olması gerektiği gibi oluyor.

– Pandemi süreci ilişkinizi nasıl etkiledi?

M.B.: Beraber iş yapmaya başladık, o surattan daha çok ortak emelimiz oldu. Temel kader Vina‘nın oldu. Babası ve annesi ile çokça süre geçirdi. Aile olarak esaslarımızı hep beraber bir yuva altında attık. Baba ve anne olma sürecinde bizi çok pozitif güzergahta etkiledi pandemi.
C.E.: İlişkimizi bence de pozitif etkiledi, aile bağlarımızın daha da güçlendiğini düşünüyorum. Birlikte hoş işler yapmaya başladık, bolca Vina ile zaman geçirdik, bu yarıyılı iyi değerlendirenlerdeniz.

– İkinci çocuk istiyor musunuz?

M.B.: Evet, istiyoruz. Ben kardeşimi çok hoşlanıyorum. Yaşamımda her zaman onun dayanağını hissettim, “O olmasa napardım?” dediğim zamanlar çok oldu. Annemin de iki kız kardeşi var. Onlar da senelerdir hep beraberler, yaşamda birbirlerine destekler. Bu beni her zaman çok etkilemişti. O sebeple Vina’nın kardeşi olmasını çok istiyorum. Analık çok hoş bir duygu. Sevgi dolu çocuklar yetiştirmek çok benlik bir vaziyetmiş. Kalabalık bir aile olmak istiyoruz.
C.E.: İkinci çocuk çok istiyoruz, ben de iki kardeşim ablam var Müge de… Hatta gönül ister ki üç kardeş büyüsünler, ne hoş olur… Umarım ailemiz ve sevgimiz dayanarak çoğalır.

‘Öykümüz esin versin’

– Aşkınızın filmini sürükleyeceğinizi söylemişsiniz, nasıl bir film olur sizinki?

M.B.: Seneler evvel Ömer Faruk Sorak’ın sürüklediği bir filmde oynamıştım. İlk filmimdi. O öykünün eşi İpek ile olan tanışma öyküsünden esinlendiğini bilince çok etkilenmiştim. ‘Umarım bir gün ben de böyle bir aşk yaşarım’ diye hayal etmiştim. Caner ile tanışma öykümüz, sonrasında yaşadıklarımız, 15 gün sonra aile olmaya karar verişimiz, çok beğendiğimiz şarkının ismini kolumuza vurma yaptırmamız ve “Çocuğumuz olursa da ismini bu şarkı koyalım” dememiz ve sonra Vina‘nın yaşamımıza katılması… Bu hoş ve sevgi dolu öykünün filmini sürüklemek istiyorum. Zira gerçeğinde ben reel aşkın var olduğuna inanırdım ama çevreden hep negatif şeyler dinlediğim için, herhalde böyle şeyler ancak masallarda yaşanıyor diye düşünürdüm. Aşka ve reel sevgiye olan inancını yitirmiş herkese esin olsun istiyorum. Şu anda da YouTube kanalımızda her bvefat öykülerimizi yayınlıyoruz.

– Dijital platformlara projeniz var mı?

M.B.: Dijital platformlar için içerik çalışmaları yapıyoruz. Şu anda tasarım evresinde. Çok tatlı ve sıcak öyküler var usumuzda. Bunları en kısa zamanda doğru platformda izleyicilerimizle buluşturmak istiyoruz. Beni çok heyecanlandıran projeler bunlar.

Kaynak: www.sacitaslan.com
URL: https://www.sacitaslan.com/muge-boz-ve-caner-erdeniz-biz-yin-ve-yang-gibiyiz-haberi-532603

Bir yanıt yazın